İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu (IABF) resmi sitesine hoş geldiniz...

Anketler

IABF yeni web sayfasını nasıl buluyorsunuz?
 

Türkiye'de Hava Durumu

 İstanbul
 27°C
İstanbul 27°C Ankara 25°C İzmir 28°C Bursa 26°C Konya 27°C Adana 33°C Antalya 32°C Diyarbakır 36°C
Yol TVYol TV

Anasayfa
Cemevleri artık ibadet yeri
Üye Değerlendirme: / 0
Persembe, 02 Eylül 2010

 

Cemevleri artık ibadet yeri

Cumhuriyet
2 Eylül 2010

Alevilerin yıllardır uğraşlarına rağmen ibadethane olarak sayılmayan cemevleri, Esenyurt Belediyesi İmar Planlarına 'ibadet yeri' olarak geçti. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, 'Bu bir devrim' yorumu yaptı.

Cumhuriyet Haber Portalı

İstanbul- Türkiye'de yıllardır tartışılan ancak ibadethane statüsünde sayılmayan cemevleri ilk kez bir belediyenin imar planlarında 'ibadet yeri' olarak işlendi.

Cem Vakfı'nın, cemevlerinin ibadethane sayılmadığını gerekçe göstererek Başbakanlık aleyhinde AİHM'e dava açtığı günlerde AKP'li Esenyurt Belediyesi Esenyurt'ta bulunan dört cemevini 1/1000 ve 1/5000'lik imar planlarına 'İbadet Yeri' olarak işledi.

Esenyurt Belediyesi temmuz ayında gündeme alınan ve geçtiğimiz günlerde askıya çıkan 1/1000'lik imar planlarına diğer örneklerinde 'kültür yeri' olarak geçen cemevleri 'İbadet Yeri' olarak işlendi. Belediyenin almış olduğu karar neticesinde Haramidere Cemevi, Örnek Mahallesi Cemevi, Namık Kemal Mahallesi Güneş Cemevi ve Esenyurt Erenler Eğitim Kültür Vakfı Cemevi imar planlarına 'İbadet Yeri' olarak işlendi. Belediyenin almış olduğu bu karar bölgede yaşayan Alevi vatandaşlarca sevinçle karşılarken, Alevi dernekleri belediyenin almış olduğu kararın hükümet ve diğer belediyeler için de emsal olacağını söylediler.

 
Son Güncelleme ( Persembe, 02 Eylül 2010 )
Devamını oku...
 
12 Eylül`de HAYIR
Üye Değerlendirme: / 1
Çarsamba, 18 Agustos 2010



 

• Biz Aleviler de 12 Eylül’de HAYIR Diyeceğiz.
• Eşit Yurttaşlık Hakkı Sağlayan Yeni Bir Anayasa İsteyeceğiz.

Basına ve Kamuoyuna,

Değerli Basın Çalışanları;

Bilindiği üzere; 12 Eylül 2010 tarihinde Anayasa’nın kimi maddeleri ile ilgili olarak halk oylaması yapılacak.
8 yıldır iktidarda olan AKP, yeni bir Muaviye oyunu ile yine karşımızda olacak.
12 Eylül Anayasası’na karşıymış gibi duran, kendini özgürlükçüymüş gibi takdim eden AKP, halka yalan söylemektedir.
Bu oyuna gelmeyeceğiz, HAYIR diyeceğiz.

AKP oyun üstüne oyun oynamaktadır.
Bilindiği üzere, yakın geçmişte, birçok demokratik etkinlik ve çok güçlü mitinglerle taleplerimizi, dünyanın gözleri önünde haykırdık. AİHM ve DANIŞTAY’dan mahkeme kararları aldık. Bu aşamada oluşan kamuoyu baskısı sonrası, AKP bir “Alevi Açılımı- Çalıştayı” süreci başlattı. Sonunda anladık ki; Alevilerin talepleri derken, meğer kendi taleplerini gerçekleştireceklermiş: mevcudu yetmezmiş gibi ikinci bir din dersi, mevcudu yetmezmiş gibi daha da güçlendirilmiş yeni bir Diyanet İşleri Başkanlığı yarattılar. Biz ne istedikse AKP, tam tersini yaptı.

Yetinmedi:
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili taleplerimiz için Anayasal değişiklikler gerekiyor iken; bunları bu paketin içine bile koymadı.
Sadece bu nedenle bile olsa; 12 Eylül günü Hayır diyeceğiz.
Kaldı ki; bu pakette Kürtlerin, işçilerin-çalışanların, kadınların, çocukların bilim-sanat çevrelerinin talepleri de karşılanmamıştır.
Bu paket; memurlara “Toplu Sözleşme Hakkı” veriyormuş gibi gözüküyor ama hemen arkasından, “Kamu görevlileri hakem kurulu” aracılığı ile bunu geri alıyor. 12 Eylül katillerini koruma zırhından çıkaracakmış gibi gözüküyor,ama onun hemen arkasından “zaman aşımı” yoluyla onlara dokunamıyor.

AKP bu paketi hazırlarken; ne muhalefete, ne üniversite’ye, ne yargıya, ne işçi-memur sendikalarına, ne odalara, ne Demokratik Kitle örgütlerine ne de bilim –sanat kurumlarına bir şey sormuştur. Şimdi halka soruyor.

Sadece bu nedenle bile olsa Hayır diyeceğiz.

Yürütülmekte olan referandum kampanyası içerikten yoksundur. Siyasi partiler arası bir çekişme alanına dönüşmüştür. Bir an önce bundan vazgeçilmeli, Anayasa Bilinci; hukuk düzeni, özgürlük, demokrasi, eşitlik ve haklar alanına dönülmelidir.

Buraya dönülebilmeli ki; 12 Eylül faşizmi işte o zaman yargılanabile, buraya dönülebilmeli ki; kim gerçekten 12 Eylül’ün evladı, yetiştirmesi, kim mağduru iyice bilinebile.
 

Son Güncelleme ( Çarsamba, 18 Agustos 2010 )
Devamını oku...
 
Madımak Oteli Müze Olmalı
Üye Değerlendirme: / 0
Sali, 22 Haziran 2010

BASINA VE KAMUOYUNA

TARİHSEL YÜZLEŞME VE KAMU VİCDANINI
 
AKLAMAK İÇİN MADIMAK OTELİ MÜZE OLMALI.

Alevi Kültür Dernekleri
Dikmen/Ankara, 21.06.2010


Madımak vahşetinin üzerinde 17 yıl geçti. İnsan haklarına saygıyı, vicdanları aklamayı ve tarihsel yüzleşmeyi göz önüne almadan Madımak katliamının gerçekleştiği Madımak Oteli üzerinden sürdürülen siyasi ve ekonomik rantın tarafı olmayacağız.

Devlet adına bugün yürütmenin başı olan hükümetler, 17 yıldır süregelen  “MADIMAK OTELİ UTANÇ MÜZESİ OLMALIDIR” gibi vicdani bir talebimizi duymak istemediler.  Her bir hükümet Madımak Otelinin neden müze olmayacağının argümanlarını üretti. Müze yerine başka önerilerde bulunarak, karanlık bir tarihle yüzleşmeyi önemsemediler ya da ipe un sermek için, asla kabul edemeyeceğimiz “park yapalım” ya da “kütüphaneye çevirelim” gibi önerilerle sulandırdılar.

Hükümetin Madımak otelini siyasal bir istismar konusu haline getirmeden, otelin kamulaştırılması ile birlikte 2 Temmuz 2010 Tarihinde otelin müze yapılmasına izin verileceğini kamuoyuna duyurmalıdır.
 
TBMM ÖZEL GÜNDEMLE MADIMAK KATLİAMI VE MÜZE TALEBİMİZİ GÖRÜŞMELİDİR

2 Temmuz 2010 tarihinde Madımak Oteli önünde olacağız. Şehitlerimiz için karanfil bırakacağız. 100 bini can Sivas’ta cem olacağız. Artık zaman kaybedilmemelidir.

AKP hükümetini ve TBMM’deki tüm partileri acilen, “Madımak Katliamı İle Yüzleşme, Madımak Otelini  Müze Olmalı” başlıklı özel bir oturumla TBMM’ni Genel Kurula davet etmeye çağırıyoruz. Genel Kurula başta 2 Temmuz şehitlerimizin ailelerini, Türkiye’de ve Avrupa’daki Alevi-Bektaşi kurumlarının temsilcilerinin davet edilerek 17 yıldır ısrarla sürdürdüğümüz taleplerimizin dinlenmesini bekliyoruz.

Farklı ülkelerden kişiler ve politikacılar TBMM kürsüsünü kullandı. Şimdi de TBMM Alevileri dinlemelidir. Yıllardır Madımak Oteli önünde kendi acılarıyla baş başa bırakılan Alevilere, TBMM kapısını açmalıdır. TBMM Başkanı bu çağrımızı dikkate almalıdır.

Türkiye’nin vicdanı olacak tek doğru seçenek Madımak Otelin müzeleştirmek olacaktır.

Kamuoyuna saygıyla bildiririz

Selehattin Özel
Genel Başkan
 

Son Güncelleme ( Çarsamba, 23 Haziran 2010 )
 
YA GÜÇ OLURSUNUZ YA DA HİÇ
Üye Değerlendirme: / 4
Çarsamba, 09 Haziran 2010

YA GÜÇ OLURSUNUZ YA DA HİÇ

09.06.2010
İbrahim Tümay/Zürich

Zürich Anadolu Aleviliği Kültür Merkezi 06 Haziran 2010 günü “Aleviler ve Siyaset “ paneli düzenledi. Kendi dernek salonunda düzenlenen panele 68 kuşağının önderlerinden Teslim Töre Zürich AAKM kurucu üyesi Muharrem Özcan panelist olarak katıldılar. Katılımcılar tarafından ilgiyle izlenen panelin açılış konuşmasını dernek başkanı Serpil Şahin yaptı. Şahin konuşmasında özetle, “Paneli düzenlememizin sebebi bu günlerde Türkiye’de siyasi gündem devamlı olarak değişmektedir. Alevi toplumu içinde apolitikleşmiş önemli bir kesim var. Türkiyenin önemli siyasi sorunları var ve aleviler olarak bizim bu alanda neler yapacağımızı tartışmamız ve ortak fikirlerde buluşmamız gerekmektedir. Aleviler var olan siyasi partilerin alevileri karşı olan tavırlarını yeniden masaya yatırmalı ve emekten yana olanlarla  tavır almalıdır. Bizim Türkiye’de ki emekçi ve ezilen kesimlerle bir araya gelip birlikte  mücaadele etmemiz gerekmektedir.” diyerek sözü panelistlere verdi.



Teslim Töre yaptığı konuşmasında,  aleviliği islam içinde göstermek çabasında olanların var olduğunu, ancak islamın henüz Anadolu’da bilinmediği binli yıllarda Anadolu ve Mezapotamya’da alevi devletleri kurulduğunu belirtikten sonra konuşmasına şöyle devam etti. ‘‘Bir aydın olarak bilimsel ve doğru olanı söylemek zorundayım. Bazıları bu söylediklerimi kabul etmese de gerçek budur. Daha sonra Osmanlının Arap-İslam kültürünün etkisine girmesiyle alevi kıyımları başladı. İslamda sorgulama yoktur. Alevilikte sorgulama vardır. Sorgulanmayan bir şey insanı yanlışa götürür. Bu günkü Arap toplumun geri kalmasının nedeni de budur. Toplumun soru sorma hakkını elinden alırsanız toplum gelişmez gericileşir. Ben 11 yıl Arabistan’da kaldım orada aleviliğin kırıntıları bile yok, Saz, söz, ikrar yok. Bu kültür Anadoluya aittir. Bektaşi kültürüdür. Aleviler eskiden beri politik bir topluluktur. Ne yazık ki şimdi politik olarak çok gerideler. Büyük Birlik Partisi süreci ve satılan ya da satın alınan alevi milletvekilleri alevilerin gururunu ve onurunu kırdı.  O günden beri aleviler kendi örgütlenmesinden kopup CHP gibi sistem partisine bağlandılar. Bu sistemli yapılan bir oyundu. Devletin içine giren devletin kılıcını çeker. Alevilerin şimdi siyaset tartışması bir uyanmadır. Bu olumludur. Alevilik bu gün dünya da bir çok siyasi düşünceye yol göstermektedir. Sizler tarihte devlet kurmuş ve yönetmişsiniz. Kendi içinizde mahkemeler kurup yargılamışsınız, o sistem içinde yani cemlerde yapılan yargılamalarda yasama, yürütme ve yargı sistemi var. Hem de adil ve demokratiktir. Kişi cemde yargılanırken onun da zarar görmemesi için komşusuna sorulur, araştırılıp doğru karar verilir. Bu yapılanda politikadır. Kerbela’da İmam Hüseyin’nin Yezid’in zülmüne karşı direnişini inanç sistemin içine almakta politikadır. Politika yönetme sanatıdır. Algılama ve karşı koyma sanatıdır. Taktik ve stratejileri politik insanlar belirler. Eğer sizler politika yapmazsanız başkası sizin adınıza politika yapar. Aleviler bugün örgütlenmiş durumdalar. Ancak bu örgütlenme sadece dernek düzeyinde yapılıyor. Alevilerin siyasi alanda da örgütlenmesi lazım. Kendi temsilcilerini meclise göndermek için birlikte mücadele etmeniz gerekmektedir. Bir araya gelirseniz güç olursunuz, gelmezseniz hiç olursunuz. Türkiye’nin bu günkü koşulları 1980 öncesindekinden daha uygundur. Çünkü Aleviler, Kürtler, Emekçiler ve Memurlar  örgütlü durumda. Kısacası kollektif güç ve entellektüel güç örgütlü durumda. Ancak sorun bir araya gelmekten kaynaklanıyor. Bu işi de aleviler yapmak zorunda. Kürtlerde, emekçilerde ve memurlarda alevi olanlar var. Bu örgütlenmeler içinde bulunan aleviler bu yönden çaba sarf etmeli. Bu demokrasi güçlerini bir araya getirmek alevilerin asıl hedeflerinden bir tanesi olmalı. Solun birbirini karalama dönemi geçti. Şimdi birleşme zamanıdır. Türkiye’ye şeriat gelmez, bu konuda korkunuz olmasın. Çünkü Türkiye kapitalist bir sistem tarafından yönetilmektedir. Kapitalist sistemde tanrının emirleri değil kapitalizmin emirleri geçerlidir. Marx’ın din bir afyondur dediği gibi kapitalizm dini afyon olarak kullanmaktadır.’’

 

Son Güncelleme ( Sali, 15 Haziran 2010 )
Devamını oku...
 
AKDi:Abdal Musa Ocağı
Üye Değerlendirme: / 0
Persembe, 03 Haziran 2010


SERMAYENİN TAŞ OCAĞI, ABDAL MUSA OCAĞININ
 
700 YILLIK FELSEFİ VE KÜLTÜREL MİRASINDAN

DAHA DEĞERLİ OLAMAZ


03.06.2010, Dikmen/Ankara

BASINA VE KAMUOYUNA

Dünya Çevre Günü arifesinde, bir çevre felaketi yaşatılmaya çalışılıyor. Gözü ve vicdanı kör eden kar hırsı, tehlikeli ve hak tanımaz bir hırstır. Her şeye rağmen para kazanma hırsı şimdi bir Alevi köyünü ve bir Alevi ocağını hedef almıştır. Abdal Musa Ocağının ve Türbesinin bulunduğu, Elmalı’nın Tekke Köyünü, para hırsı için taş ocağına dönüştürmek istemektedir. Çevreyi, doğayı ve toprağı tahrip etmeyi planlamaktadır.

Avamalda şirketi, maden arama çalışmaları ve taş ocakları açma niyetiyle Abdal Musa Ocağını ve Türbesi ile birlikte bu bölgedeki doğayı ve çevreyi tahrip etmeyi hedeflemektedir. Alevi-Bektaşiler Tekke köyünün Abdal Musa Ocağı olduğunu bilir ve bu ocağa olan itikatlarını göstermek için her gün Abdal Musa Dergahını ziyaretine insanlar gelirler, ibadetlerini yaparlar.  Ayrıca her yıl geleneksel olarak Haziran ayında düzenlenen Abdal Musa Anma Etkinliklerinde, itikat sahibi onbinlerce insan Abdal Musa Ocağı  bağlılıklarını ifade etmek için burada buluşurlar.

TEKKE KÖYÜ MADEN OCAĞI DEĞİL, ABDAL MUSA OCAĞIDIR.
Hepsi Alevi-Bektaşi olan, Tekke köylülerinin devletten bekledikleri bellidir. Bir hak eşitliği. İki Alevilerin ibadet yerlerine saygı duyulması. Üç, 19 yüzyıldan beri süregelen Alevi-Bektaşi Dergahları üzerindeki işgallerin son bulup, bu dergahların asli sahibi olan Alevilere verilmesidir.  Bunu bir hak olarak kabul edersek, Alevilerin Taş ocağına değil, Abdal Musa Ocağına saygı gösterilmesi ve doğanın tahrip edilmesine son verilmesidir.

Tekke Köyü sakinleri  “Tekke Köyünde Doğanın bozulmasına izin vermeyiz. Köydeki 700 yıllık tarihimizi kaybetmemek için uğraşıyoruz. Bizim Köylü sizlere uşak olamaz. Elmalı ovamız çok değerli ovaya sahiptir. Türkiye’nin % 12 Elması burada yetişmektedir. Doğamızı katlettirmeyiz” görüşünde haklı olarak karar kılmıştır. Bu karar saygı duymak gerekir. Çünkü insan yaşamının sürdürülebilmesinin ön koşulu topraktır. Üretilme tek şey topraktır. Toprağı çölleştirmek, insanı çölleştirmektir.

Çevrenin ve doğanın tahribata uğranmadan 700 yıldır korunduğu Alevi köyünde, birileri para kazansın diye peşkeş çekme amaçlı yapılan ihalecilere, kültürel, inançsal mirasımızın mekanlarını ve doğamızı katletme imkanı vermeyeceğiz.

Abdal Musa Ocağına EVET, Taş Ocağına HAYIR

Alevi Kültür Dernekleri olarak, Avamalda Şirketini ve yetkili kamu kurumlarını uyarıyoruz.
 Abdal Musa Türbesine yıpratacak,
 Tekke Köyü sakinlerini mutsuz kılacak,
 Doğaya, çevreye ve köyün tarımına zarar verecek TAŞ OCAKLARI istemiyoruz.

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ GENEL MERKEZİ

Selahattin Özel,  Genel Başkan

Son Güncelleme ( Persembe, 10 Haziran 2010 )
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 6 Toplam: 200
 
 

ÖZLÜ SÖZLER

"Kaybedecek bir seyi olmayan insandan korkulur. Goethe"
pirsultananit.jpg

Hrant Dink'in SON YAZISI

Ruh Halimin Güvercin Tedirginliği

22. Nisan 2006 tarihinden itibaren ziyaretçi sayısı

Ziyaretçi

2010 Aleviler için Önemli Günler -

ALEVİLERİN 2010 YILI İÇİN İNANÇSAL GÜNLERİ
ALEVİLERİN 2010 YILI İÇİN ÖNEMLİ ANMA GÜNLERİ

ALEVITISCHE ANDACHTEN 2010 WICHTIGE ALEVITISCHE GEDENKFEIERN 2010


13. - 15. ŞUBAT 2010 / 13. - 15. FEBRUAR 2010

HIZIR ORUCU / HIZIR FASTEN


21. MART 2010 / 21. MÄRZ 2010
HZ ALİ`NiN DOĞUMU NEVRUZ BAYRAMI / NEVRUZ GEBURTSTAG VON HEILIGEN (HZ. ALI)

05.- 06. MAYIS 2010 / 05. - 06. MAI 2010
HIDIRELLEZ TAG DES HIZIR ILYAS (HIDIRELLEZ)

02. TEMMUZ 2010 / 02. JULI 2010
MADIMAK - SIVAS ANMASI / ANDACHT AN SIVAS MASSAKER ( 02.JULI 1993 )

06. - 07. HAZİRAN 2010 06. / 07. JUNI 2010
ABDAL MUSA ŞENLİKLERİ / FEIER ZUR ANDACHT VON ABDAL MUSA

16. - 18. AĞUSTOS 2010 / 16. - 18. AUGUST 2010
HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENI / FEIER ZUR ANDACHT VON HACI BEKTAŞ VELI

10. EKİM 2010 / 10. OKTOBER 2010 / TODESTAG VOM HEILIGEN (HZ.) HÜSEYIN (10.OKTOBER 680)

16. KASIM 2010 / 16. NOVEMBER 2010
KURBAN BAYRAMI / OPFERFEST

03.-05 ARALIK 2010 / 03.-05 DEZEMBER 2010
MASUM-U PAKLAR ORUCU / FASTENTAGE ZU EHREN DER MASUM-I PAKLAR

06. ARALIK 2010 / 06. DEZEMBER 2010
FATMA ANA ORUCU / FASTENTAG ZU EHREN DER HEILIGEN MUTTER FATIMA

07. ARALIK 2010 / 07. DEZEMBER 2010
MUHARREM ORUCUNUN BAŞLAMASI / Beginn MUHARRAM - FASTEN (12 Tage lang)

19. ARALIK 2010 / 19. DEZEMBER 2010
AŞURE GÜNÜ / ASCHURA FESTLICHES ENDE DER FASTENTAGE

Tüm Canlarımızın yapacakları etkinliklerde, düğünlerde, sünnet törenlerinde bu tarihleri dikkate almalarında fayda vardır.
 




© 2010 İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF