İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu (IABF) resmi sitesine hoş geldiniz...

Anketler

IABF yeni web sayfasını nasıl buluyorsunuz?
 

Türkiye'de Hava Durumu

 İstanbul
 22°C
İstanbul 22°C Ankara 18°C İzmir 22°C Bursa 15°C Konya 20°C Adana 26°C Antalya 26°C Diyarbakır 24°C
Yol TVYol TV

Anasayfa
Ovama ve Onuruma Dokunma
Üye Değerlendirme: / 20
Kötüİyi 
Çarsamba, 30 Mayis 2007

Ovama ve Onuruma Dokunma

İbrahim Tümay

Maraş’ın Pazarcık ilçesi ve çevre köyleri Alevi ve Kürt olduklarından dolayı yüz yıllardan beri ezilmiş, hor görülmüş, katliamlara maruz kalmış, sistemin değişik oyunları ile devamlı sinsi asimile politikalarına alet edilmiş, siyasi, etnik ve inanç kimliklerinden dolayı devamlı ‘‘öteki’’ diye nitelendirilmiştir. Bu kadar oyunlara rağmen Pazarcık halkı onurlu ve dik duruşundan ödün vermemiştir. Bu onurlu duruşunda kendi içinde hainlerde çıkmıştır. Ama her dönemin döneği ve haini olur diyerekten mücadelesi devam etmektedir.

Ovama ve Onuruma DokunmaAnadolu’da yaşayan alevilerin yerleşik yerlerine baktığımızda tamamına yakını dağlık bölgelerde yaşamaktadır. Bunun nedeni de devamlı olarak katliamlara maruz kalan bir halkın, bu katliamlardan kurtulmak için dağlık kesimlere yerleştikleri bir tarihi gerçektir. Ama Pazarcık halkı bunların tersine Türkiye’nin en verimli topraklarının olduğu Narlı ovasında ve civarında yaşarlar. Narlı ovası Pazarcık halkının ekonomisine katkı sunarken, burada yaşayan alevi ve kürtlerin ekonomik durumu Türkiye geneline göre daha iyidir. Bu nedenle sistemin Alevi ve kürtler üzerinde uygulamak istediği sinsi oyunlar devamlı olarak Pazarcık’tan başlar. Pazarcık ve yöresi devamlı olarak köprü konumuna getirilir. Halbuki Pazarcık halkı bu verimli topraklarda çok bedel ödemiştir.

Osmanlı döneminde halkın büyük bir bölümü konar- göçer hayatı yaşadığında Osmanlı halktan vergi ve asker toplamaktan zorlanır. Bunun sonucu halk zorunlu iskana tabii tutulur. Narlı ovası bu dönemde bataklık durumundadır. Özellikle de Kılıçlı aşireti ve diğer aşiretler buraya mecburi iskana tabii tutulurlar. Amaç katliamlarla yok edemedikleri bir haklı burada sivrisinek yatağı olan Narlı bataklığında sıtma hastalığında yok etmek ve bunu ecele bağlamaktır. Pazarcık halkı bu zorunlu iskan karşısında binlerce evladını sıtma hastalığında kayıp etmiştir. Sıtma ilettinden kurtulmak için yazın Elbistan yaylalarına göçer ve havaların soğumaya başladığı dönemde ovaya evlerine gelirlerdi. Kışın bir köyden bir köye vasıta ile gitmek olanaksız olduğudan dolayı insanlar doğa ile mücadele ederek zor şartlar altında ulaşımını sağlarlardı.

 

Aksu suyunun öksüz bıraktığı yetim sayısı Pazarcık’ta ve yöresinde oldukca çoktur. Aşağı Pulyanlı köyünde bir kaç günde 40 kişinin sıtmadan öldüğünü gören, yaşayan tanıklar vardır. Kılıçlı aşireti Osmanlı tarafında önce Suriye’ye ve daha sonra tekrar Narlı ovasına mecburi iskana tabii tutulması sonucu aşiretin yarısını kayıp etmiştir.

Ama tabiat ana yüzyıllardır kendisine bedel veren bu halka sanki doyar ve Narlı bataklığı kurur, Narlı ovasına dönüşür. Sistemin benim vatandaşım dediği ve devamlı olarak yok saydığı, devletin imkanlarını esirgediği bu halka Tabiat ana bolluğunu esirgemiyerek Narlı ovasında bolluk ve bereket dağıtır.

Tabiat ana bu cömertliğine devam ederken, 12 Eylül Faşist Askeri Cuntası Pazarcık halkı üzerinde katmerli bir zulüm olarak gelir ve Pazarcık halkını Avrupa’nın değişik ülkelerine savurur. Avrupa’ya savrulan Pazarcıklılar kendi sorunlarının diğer insanların sorunları ile aynı olduğunu ve bununda Türkiye’nin bir demokrasi sorunu olduğu bilinci ile değişik sivil toplum örgütlerinde mücadele verirler. Faşit darbe özelliklede Pazarcık bölgesinde amacına ulaşır, halkı korkutarak sindirir, duyarsız hale getirir, insanlar politika konuşmaz hale gelirler. Pazarcık, Türkiye ve dünya sorunlarına kulaklarını tıkar duruma gelmiştir. Ama Türkiye’de verilen demokrasi mücadelesi Pazarcıklıların yabancısı olmadıkları bir mücadele olduğundan dolayı Pazarcıklılar üzerlerine serpilmiş olan ölü toprağını atarak sahnede yerlerini alırlar. Bu sistemi rahatsız etmeye başlar. Sistemin bölgede bu halka yapmadığı kalmadı, ama yok edemedi. Bir şeyler yapması gerekiyor. Bu halkı burada koparmak veya ekonomik olarak yoksullaştırıp kendine bağımlı hale getirmek için yeni taktikler uygulamaya koyması gerekmektedir.

Narlı ovası Türkiye’nin en verimli topraklarına sahip bir ova, burada yetişen pamuk en iyi kalitede, ünlü Maraş biberi bu ovada yetişir. Kısacası halkın deyimi ile ‘‘buraya adam diksen on adam olur’’ deyimi ovanın ne denli bereketli olduğunu gösterir. Türkiye ekonomisine sunduğu katkı herkes tarafından bilinmektedir.

Dağında keklikğin öttüğü ovasında pamukğun bittiği bu güzelim ovada devlet önce bir çöp merkezi, arkasından iki çimento fabrikasının kurulmasına onay verir. Hangi akıl ve mantıkla hareket edildiğini anlamaktan zorlandığımız bu iki uygulama, yukarıda anlattığım yüzyıllardır uygulanan politikanın devamı olduğu açıkça ortadadır.

Sistemin uyguladığı böl, parçala, yönet taktiğini burada da görüyoruz. Özelliklede Avrupa’da yaşayan Pazarcıklılar arasında bir araya gelmede sıkıntılar olduğu gözlenmektedir. Yukarıda anlattığımız gibi her dönemin döneğide olacaktır, yiğide de olacaktır. Herkes yiğitten mi yana dönekten mi yana olacağı kararını vermeli ve açıkça rengini belli etmelidir. Bu projeler sonucu çevreye verilecek olan zararlar bütün insanları, inançları, dilleri, ve kısacası herkesi etkileyecektir. Günümüzde yaşadığımız sıkıntıların hepsi kapitalist sistemin insan sağlığını hiçe sayarak sadece kar payını düşünmesi sonucudur.

Yazımın kısa olması nedeni ile bu projelerin teknik bilgilerini yazmayacağım. Bu konda gerekli olan bilgiler www.ovamadokunma.org isimli web sitesinde bulabilirsiniz.

YOL TV’nin konu hakkında yöreye gidip sorunu kamuoyuna taşıması, bu proğramı defalarca tekrarlatması örnek bir davranıştır.

Narlı ovasında yapılan çöp ayrıştırma tesislerine ve iki çimento fabrikasına karşı onurlu insanların bir araya gelerek oluşturdukları ‘‘Onuruma ve Ovama Dokunma Hareketi’’ kendisine insanım diyen herkes tarafından desteklenmelidir. Çünkü bu sorun bir insanlık sorunudur. Bu sorun partiler ve siyaset üstü bir sorundur. Bu oluşumda kendilerine politik alan yapmaya çalışanlara müsaade edilmemelidir. Pazarcıklılar yiğit Bergama köylülerinin mücaadelesini kendilerine örnek almalıdırlar. Avrupa’da yaşayan Pazarcıklılar olarak sorun dünya kamuoyuna taşınmalı, ekonomik katkı sunulmalı, yapılacak olan etkinlikler desteklenmeli, çevreci kurumlarla ilişkiye geçilmeli, ovasına ve onuruna sahip çıkmalıdırlar.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 01 Ekim 2007 )
 
< Önceki
 
 

ÖZLÜ SÖZLER

"Akilli insan, düsündügü her seyi söylemez, fakat söyleyecegi her seyi düsünerek söyler. ARISTOTELES"
pirsultananit.jpg

Hrant Dink'in SON YAZISI

Ruh Halimin Güvercin Tedirginliği

22. Nisan 2006 tarihinden itibaren ziyaretçi sayısı

Ziyaretçi

Şuanda 11 misafir bağlı
2010 Aleviler için Önemli Günler -

ALEVİLERİN 2010 YILI İÇİN İNANÇSAL GÜNLERİ
ALEVİLERİN 2010 YILI İÇİN ÖNEMLİ ANMA GÜNLERİ

ALEVITISCHE ANDACHTEN 2010 WICHTIGE ALEVITISCHE GEDENKFEIERN 2010


13. - 15. ŞUBAT 2010 / 13. - 15. FEBRUAR 2010

HIZIR ORUCU / HIZIR FASTEN


21. MART 2010 / 21. MÄRZ 2010
HZ ALİ`NiN DOĞUMU NEVRUZ BAYRAMI / NEVRUZ GEBURTSTAG VON HEILIGEN (HZ. ALI)

05.- 06. MAYIS 2010 / 05. - 06. MAI 2010
HIDIRELLEZ TAG DES HIZIR ILYAS (HIDIRELLEZ)

02. TEMMUZ 2010 / 02. JULI 2010
MADIMAK - SIVAS ANMASI / ANDACHT AN SIVAS MASSAKER ( 02.JULI 1993 )

06. - 07. HAZİRAN 2010 06. / 07. JUNI 2010
ABDAL MUSA ŞENLİKLERİ / FEIER ZUR ANDACHT VON ABDAL MUSA

16. - 18. AĞUSTOS 2010 / 16. - 18. AUGUST 2010
HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENI / FEIER ZUR ANDACHT VON HACI BEKTAŞ VELI

10. EKİM 2010 / 10. OKTOBER 2010 / TODESTAG VOM HEILIGEN (HZ.) HÜSEYIN (10.OKTOBER 680)

16. KASIM 2010 / 16. NOVEMBER 2010
KURBAN BAYRAMI / OPFERFEST

03.-05 ARALIK 2010 / 03.-05 DEZEMBER 2010
MASUM-U PAKLAR ORUCU / FASTENTAGE ZU EHREN DER MASUM-I PAKLAR

06. ARALIK 2010 / 06. DEZEMBER 2010
FATMA ANA ORUCU / FASTENTAG ZU EHREN DER HEILIGEN MUTTER FATIMA

07. ARALIK 2010 / 07. DEZEMBER 2010
MUHARREM ORUCUNUN BAŞLAMASI / Beginn MUHARRAM - FASTEN (12 Tage lang)

19. ARALIK 2010 / 19. DEZEMBER 2010
AŞURE GÜNÜ / ASCHURA FESTLICHES ENDE DER FASTENTAGE

Tüm Canlarımızın yapacakları etkinliklerde, düğünlerde, sünnet törenlerinde bu tarihleri dikkate almalarında fayda vardır.
 




© 2010 İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF