İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu (IABF) resmi sitesine hoş geldiniz...

Anketler

IABF yeni web sayfasını nasıl buluyorsunuz?
 

Türkiye'de Hava Durumu

 İstanbul
 22°C
İstanbul 22°C Ankara 19°C İzmir 24°C Bursa 16°C Konya 20°C Adana 26°C Antalya 26°C Diyarbakır 26°C
Yol TVYol TV

Anasayfa
Kardeşçe bir arada yaşamak...
Üye Değerlendirme: / 1
Çarsamba, 02 Eylül 2009

 

Kardeşçe bir arada

yaşamak hakkımızdır!


TURGUT ÖKER
02-09-09

Avrupa´da yaşayan Aleviler olarak, örgütlendiğimiz son 20 yıl içinde „72 Millet birdir meydanımızda“ anlayışına uygun hareket ettik. Hiç bir inanca ve ulusa karşı ayrımcılık ve düşmanlık beslemeden eşit koşullarda bir arada yaşamayı savunduk.Ülkemizde Kürt halkının kendi kimliğini ve kültürünü koruyabilme ve yaşatabilme haklarına sahip olmasını her koşulda destekledik.

Bu nedenle de Avrupa´da geçtiğimiz 15 yıl içinde en çok eleştiriye ve saldırıya maruz kalan kurum olduk. Zamanın, ilkelerimizin doğruluğunu bir kez daha haklı çıkarmasından onur duyuyoruz. Anadolu´nun zengin mozaiğinde ulus ve inanç kimlikleri temelinde eşit haklara sahip olarak, çoğulcu toplum yapısını koruyucu ve uygulayıcı devlet yapısı hedeflenmelidir.

Bugün gelinen noktada şiddet ortamını sona erdirerek, bütün toplumsal kesimleri kucaklayarak halkımızın özgürce görüş ve çözüm önerilerini ifade edebileceği koşulların yaratılması sağlanmalıdır. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak, Kürt açılımı çerçevesinde atılan adımların somut ve kalıcı kazanımlarla sonuçlandırılmasını öncelikle talep etmekteyiz.

Çatışmalardan ve gözyaşlarından beslenenlere asla taviz vermeden kardeşçe bir arada yaşama koşulları yaratılmalıdır. Alevi toplumu geçmişte olduğu gibi, gelecekte de bir arada yaşamaya hazırdır ve barışçıl çözümleri desteklemektedir.

Turgut Öker

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
Genel Başkanı

 

Son Güncelleme ( Persembe, 05 Kasim 2009 )
 
FIMM - migraweb.ch
Üye Değerlendirme: / 0
Çarsamba, 02 Eylül 2009




www.fimm.ch Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Medienkonferenz zu migraweb.ch


27. August 2009
Käfigturm Bern

Migraweb.ch – Ein Beitrag dazu, dass MigrantInnen das Leben in der
Schweiz selber in die Hand nehmen können

Von Emine Sariaslan, Präsidentin FIMM Schweiz

Für das Forum für die Integration der Migrantinnen und Migranten (FIMM Schweiz) ist geteiltes
Wissen ein zentraler Schlüssel zum friedlichen Zusammenleben von Menschen
unterschiedlicher Herkunft. Je früher Neuzuwanderinnen und Neuzuwanderer zu Kenntnissen
über das Leben in der Schweiz Zugang erhalten, um so schneller und besser können sie sich in
den Schweizer Alltag integrieren. Hier setzen Projekte an, die FIMM initiiert oder an denen sich
das Forum beteiligt. Deshalb hat FIMM in den vergangenen Jahren in der ganzen Schweiz das
Projekt „Rencontres“ (Begegnungen) realisiert und sich an den Konzept‐ und
Umsetzungsarbeiten für migraweb.ch, das wir heute mitlancieren, beteiligt.
Mit Migraweb.ch – Information und Beratung in der Muttersprache erhalten MigrantInnen
künftig vom ersten Tag ihrer Ankunft Zugang zu Informationen über alles, was für das Leben in
der Schweiz wichtig ist. Der erste Schritt zur Integration können Neuankommende so ohne
Verzögerung in der Muttersprache machen. Damit überwindet migraweb.ch, die Hürde des
Nichtverstehens und erlaubt AusländerInnen, sich in der Schweiz in der schwierigen Anfangszeit
zurecht zu finden und Krisensituationen besser zu meistern.

 

Son Güncelleme ( Cuma, 09 Ekim 2009 )
Devamını oku...
 
ABF Basın Bildirisi Kıbrıs
Üye Değerlendirme: / 1
Pazar, 16 Agustos 2009

BASINA VE KAMUOYUNA


Ankara, 13 Ağustos 2009

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU


 *Türkiye’de dinselleştirilen eğitim, KKTC de dinselleştirilmeye çalışılmaktadır.

 *Laik ve çağdaş devletler, din eğitimi yapmaz.

 *Türkiye’deki zorunlu din dersi uygulaması, AİHM, Danıştay ve Mahkemeler tarafından AİHS ne aykırı görülerek iptal edildiğini hatırlatmak isteriz.


Son dönemde, kamuoyuna yansıdığı üzere, KKTC de “Üniversitelerin bünyesinde İlahiyat Fakülteleri açılacağı, ihtiyaç olmamasına rağmen onlarca Cami yapılacağı, okulların dışında da din eğitimi verileceği, İmam Hatip Liselerinin açılacağı, ortaokullar düzeyinde seçmeli olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin Zorunlu hale getirileceği..” yönünde duyumlar almaktayız.
12 Eylül sonrası yapılan 1982 Anayasa’sının 24. maddesi ile ülkemizde uygulamaya konulmuş olan zorunlu din dersi uygulaması sonrası, eğitim tamamen dinselleştirilmiş, toplum bağnazlığa doğru sürüklenmiştir.

Bunun sonucu olarak, son dönemler de, dini ve milli duyguları kullanan ve sömüren partiler iktidar olmuşlardır. Çağdaş Kuzey Kıbrıs halkı bunu görmeli ve Türkiye’deki gelişmeleri dikkatle gözlemlemeli ve değerlendirmelidir.
Din ile devlet işleri birbirinden kesinlikle ayrılmalıdır. Tarih göstermiştir ki, dini kendisine rehber edinen devletler; gelişmekte ve çağdaşlaşmakta başarılı olamamış, demokrasiden yoksun kalmış; şeyhlerin, şıhların ve mollaların diktatörce yönetimleri ile yönetilmeye mahkûm olmuşlardır.

Çağdaş toplumlarda, devlet din işlerine karışmaz. Dini finanse etmez. Dini eğitim yapmaz. Dini şekillendirmeye çalışmaz. Yurttaşlarının dini inanç ve felsefelerine karışarak değiştirmeye ve dönüştürmeye çalışmaz. Sadece her yurttaşının inancını özgürce ve her hangi bir baskıya uğramadan yaşamasının şartlarını yaratır.

Alevi toplumu Türkiye’de Demokrasiyi ve çağdaşlığı savunmakta ve bu konuda mücadele etmektedir.  Bu nedenle de iktidarın baskıları ve dönem dönem katliamlarla karşı karşıya kalmaktadır.

KKTC’de Alevi canlarımız, demokrasinin ve çağdaşlığın savunucularıdır. Ancak bir özdeyişimizde dile getirildiği üzere; “Her ağacın kurdu kendinden olur.”  da olduğu gibi, bazıları kendi menfaatlerini toplumun menfaatlerinin üzerinde tutabilmektedirler.
Bu çağda, okullarda Zorunlu Din Dersi uygulamasının konulması, topluma at gözlüğü takılması ve inanç özgürlüğünü ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.

 

Son Güncelleme ( Cuma, 09 Ekim 2009 )
Devamını oku...
 
Madımak katilleri...
Üye Değerlendirme: / 0
Pazar, 09 Kasim 2008


 

PSAKD : Madımak katilleri toplumun vicdanında aklanmadı

06-11-08
AV. FEVZI GÜMÜŞ

“Madımak katilleri toplumun vicdanında aklanmadı,

Zamanaşımı ile aklanamazlar…”

Bugün yayınlanan bazı basın yayın organlarında başta Cafer Erçakmak olmak üzere Sivas Katliamının 7 firari sanığı ile ilgili olarak savcının davanın düşürülmesini talep ettiği haberleri yer aldı.

Son günlerde özellikle toplumsal davalarda katillerin zamanaşımından yararlanarak haklarında açılan kamu davalarının düşürülmesi hukuk kurumunun toplumsal vicdanı ne kadar gözetebildiği tartışmalarını gündeme getirmiştir.

Savcının talebinin Mahkeme heyeti tarafından kabul edilmesi durumunda Madımak Oteli’ni ateşe verip 35 kişiyi öldürenlerden, insanlık tarihinin din adına işlenen en büyük katliamını gerçekleştiren katillerden 7’si, kaçıp kayıplara karıştığı için zamanaşımı sayesinde hiçbir ceza almadan kurtulacak. Olayların büyümesine neden olan ve iddianamenin bir numaralı sanığı olan Cafer Erçakmak ve 6 kişi hakkında zamanaşımından katliam davası düşmüş olacak. Hatırlanacağı üzere Dönemin Refah Partili Belediye Meclis Üyesi olan, olayların gelişimi sırasında “provokatörlük” görevini yerine getiren ve Madımak Oteli’ne itfaiyenin müdahalesi sırasında merdivenlere çıkarak, halkı galeyana getiren; Aziz Nesin’e saldıran Cafer Erçakmak, olayın ardından kayıplara karışmıştı. Daha sonra izine İran ve Suudi Arabistan’da rastlanmıştı. Diğer bir kısım sanıklar ise Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde görülmüş ve ne yazık ki Adalet Bakanlığında iadeleri bir türlü sağlanamamıştı.

Katliam Davalarında zamanaşımı işlemez

Savcılıkça sanıklar hakkında “Anayasal düzeni değiştirmeye iştirak” suçundan cezalandırılması istemiyle dava açıldığını, yasada bu suçun zamanaşımı süresinin ise 15 yıl olduğu belirtilerek davanın düşmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Katliam davalarında son zamanlarda başvurulan bir yöntem olan zamanaşımı toplumların vicdanında işlemez.

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 17 Agustos 2009 )
Devamını oku...
 
Cemevlerine ibadethane statüsü
Üye Değerlendirme: / 2
Pazartesi, 13 Ekim 2008


Tunceli ve Didim'de cemevlerine

ibadethane statüsü

Haber: Milliyet, ANKA

Kuşadası Belediyesi'nin ardından Tunceli ve Didim belediyeleri de cemevlerine ibadethane statüsü verdi.

TUNCELİ BELEDİYESİ CEMEVLERİNE İBADETHANE STATÜSÜ GETİRDİ

Tunceli Belediye Meclisi, cemevini ibadethane olarak kabul ederek, su bedelinden camiler gibi muaf olması diğer hizmetlerin de aynı tarfiden ücretlenmesi karar altına aldı. Kararı değerlendiren Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil ve Alevi dedesi Celal Açıkgöz, hükümet tarafından cemevlerinin yasal statüye kavuşturulmasını istedi.

Tunceli Belediye Meclisi, cemevini ibadethane olarak kabul ederek, su bedelinden camiler gibi muaf olması diğer hizmetlerin de aynı tarfiden ücretlenmesi oybirliği ile karar altına aldı.
Tunceli Belediye Meclisi, cemevlerini ibadethane olarak kabul etti. Belediye Meclisi'nin bugünkü oturumunda gündeme gelen konu, DTP, EMEP, CHP, SHP ve AKP’lilerden oluşan 12 üyeli Meclis'te oybirliği ile karar altına alındı. Alevilerin Tunceli nüfusunun genelini oluşturduğuna dikkat çekilen kararda cami gibi, cemevinin de ibadethane olarak kabul edilip, tükettiği şehir şebeke su bedelinden muaf tutulması ve belediye hizmetlerinden yararlandırılması karar altına alındı. Kararla birlikte, yapı ruhsatı bulunmayan cemevinin ruhsatlandırılacağı açıklandı.

Kararı değerlendiren Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, cemevlerinin kültür ve inaç merkezleri olduğunu belirterek, “İddia edildiği gibi cümbüş yeri değildir. Bir çok sanatın inançla yükseldiği yerdir. Bu nedenle cemevleri yasal statüye kavuşturulmalıdır. Hangi din olursa olsun, o dinin gerekliliklerini, emir ve yasaklarını gönlünce yaşabilme özgürlüğüdür” dedi. Abdil, zorunlu din dersi uygulamasının kaldırılması içinde çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

 

Son Güncelleme ( Pazar, 09 Kasim 2008 )
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 19 - 24 Toplam: 200
 
 

ÖZLÜ SÖZLER

"Paylasilan bir sevinç iki kat olur, paylasilan bir aci yariya iner. -Cicero"
haci_bektas_1.jpg

Hrant Dink'in SON YAZISI

Ruh Halimin Güvercin Tedirginliği

22. Nisan 2006 tarihinden itibaren ziyaretçi sayısı

Ziyaretçi

Şuanda 9 misafir bağlı
2010 Aleviler için Önemli Günler -

ALEVİLERİN 2010 YILI İÇİN İNANÇSAL GÜNLERİ
ALEVİLERİN 2010 YILI İÇİN ÖNEMLİ ANMA GÜNLERİ

ALEVITISCHE ANDACHTEN 2010 WICHTIGE ALEVITISCHE GEDENKFEIERN 2010


13. - 15. ŞUBAT 2010 / 13. - 15. FEBRUAR 2010

HIZIR ORUCU / HIZIR FASTEN


21. MART 2010 / 21. MÄRZ 2010
HZ ALİ`NiN DOĞUMU NEVRUZ BAYRAMI / NEVRUZ GEBURTSTAG VON HEILIGEN (HZ. ALI)

05.- 06. MAYIS 2010 / 05. - 06. MAI 2010
HIDIRELLEZ TAG DES HIZIR ILYAS (HIDIRELLEZ)

02. TEMMUZ 2010 / 02. JULI 2010
MADIMAK - SIVAS ANMASI / ANDACHT AN SIVAS MASSAKER ( 02.JULI 1993 )

06. - 07. HAZİRAN 2010 06. / 07. JUNI 2010
ABDAL MUSA ŞENLİKLERİ / FEIER ZUR ANDACHT VON ABDAL MUSA

16. - 18. AĞUSTOS 2010 / 16. - 18. AUGUST 2010
HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENI / FEIER ZUR ANDACHT VON HACI BEKTAŞ VELI

10. EKİM 2010 / 10. OKTOBER 2010 / TODESTAG VOM HEILIGEN (HZ.) HÜSEYIN (10.OKTOBER 680)

16. KASIM 2010 / 16. NOVEMBER 2010
KURBAN BAYRAMI / OPFERFEST

03.-05 ARALIK 2010 / 03.-05 DEZEMBER 2010
MASUM-U PAKLAR ORUCU / FASTENTAGE ZU EHREN DER MASUM-I PAKLAR

06. ARALIK 2010 / 06. DEZEMBER 2010
FATMA ANA ORUCU / FASTENTAG ZU EHREN DER HEILIGEN MUTTER FATIMA

07. ARALIK 2010 / 07. DEZEMBER 2010
MUHARREM ORUCUNUN BAŞLAMASI / Beginn MUHARRAM - FASTEN (12 Tage lang)

19. ARALIK 2010 / 19. DEZEMBER 2010
AŞURE GÜNÜ / ASCHURA FESTLICHES ENDE DER FASTENTAGE

Tüm Canlarımızın yapacakları etkinliklerde, düğünlerde, sünnet törenlerinde bu tarihleri dikkate almalarında fayda vardır.
 




© 2010 İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu - IABF